Zooloji Müzesi

Zooloji Müzesinin taşınması nedeniyle müzemiz geçici olarak ziyarete kapatılmıştır.

Zooloji Müzesinin Tarihçesi

Zooloji Müzesinin adını ilk kez Üniversite reformundan sonra gelen yabancı bilim adamları ile birlikte görüyoruz.

1933 Üniversite reformundan sonra İsviçre’de doçent olan Andre Naville ordinaryüs Profesör olarak Hayvanat enstitüsünün direktörlüğüne getirilmiştir. Naville zamanında Süleymaniye Müftülük bahçesindeki Hayvanat Enstitüsü’ne ait bina tamamlanmış, büyük kanadı botanik, küçük kanadı ise zooloji binası olarak tahsis edilmiş ve bu bölümde bir de küçük Zooloji Müzesi kurulmuştur.

Müze materyallerinin büyük bir kısmı Almanya’dan hediye olarak gönderilmiştir. O dönemde kurulan botanik bahçesi ve zooloji müzesi batıdaki benzerlerine uygun hatta bazı bakımlardan daha ileri denecek şekilde kurulmaya çalışılmıştır. Naville’nin 1937 yılındaki ani ölümünden sonra yerine Ord. Prof. Dr. Curt Kosswig tayin edilmiştir.

Kosswig, görev süresince Anadolu faunasını belirlemeye yönelik saha çalışmalarına ağırlık vermiştir. 15 yıl süren Anadolu fauna çalışmaları ardından, Türkiye memeli hayvanları, kuşları, sürüngenleri, kurbağaları, balıkları, ve çok sayıda omurgasız hayvan sınıfları toplanmış ve müzemize kazandırılmıştır (İshakoğlu-Kadıoğlu, 1998; Özuluğ 2008).

Kurt Kosswig başarılı görevini 1954 yılında tamamladıktan sonra, kürsü başkanlığına Prof. Dr. Fazıla Şevket Giz getirilmiştir. Prof Dr. F. Giz’in kürsü başkanlığında 1957 yılında Zooloji ve Botanik binasının üst katları yıktırılmıştır. Zooloji Müzesinin de içinde yer aldığı II. Zooloji kürsüsü yerlerinden ayrılmak zorunda kalmış, Zooloji Müzesindeki materyaller uzun yıllar Kuyucu Murat Paşa Medresesi’nde depolanmıştır. 1960 yılında Prof. Dr. Atıf Şengün ün dekanlığı sırasında bugünkü zooloji binasının temelleri atılmış ve bina 1973 yılında tamamlanmıştır.

Zooloji Müzesinin Bugünkü Durumu

Prof. Dr. Dinçer GÜLEN in öncülüğünde, birçok müze materyali temizlenmiş, onarım görerek bugünkü haline getirilmiştir. 1989 yılında müzenin açılışı yapılmış ve 32 yıl gibi uzun bir aradan sonra Zooloji Müzesi Vezneciler’de Biyoloji binamızın en üst katında tekrar hayata dönmüştür (Özuluğ, 2003).

Müzemiz, sergi ve koleksiyonların bulunduğu iki alandan oluşmaktadır. Zooloji Müzesinin sergi bölümü 120 m2′ lik bir alan içinde yerleşmiştir. Yaklaşık olarak 1500′ ü böcek olmak üzere 2034 tür sergilenmektedir. Bu türler arasında en önemlilerinden biri Sphenodon punctatus (Syn. Hatteria punctata) dur. Müzemizde iskeleti bulunan bu tür sadece yeni Zelanda’nın yakınlarındaki bir adada yaşamaktadır ve Triyas’ dan günümüze kadar varlığını sürdürmüş bir örnektir, başka bir deyişle yaşayan fosildir. S. punctatus (Şekil-8) dünya üzerinde bulunan Zooloji Müzelerinin sadece birkaçında mevcuttur, bu sayılı müzeler arasında İ. Ü. Zooloji Müzesi de yer almaktadır.

Yakın geçmişe kadar Anadolu’da yaşadığı bilinen günümüzde nesli tükenmiş olarak kabul edilen Panthera pardus tulliana (Anadolu parsı)’ya ait post da müzemizde sergilenmektedir (Şekil-9). Alces alces (Alaska geyikleri) (Şekil-10) ile Ursus arctos (boz ayı) (Şekil-11), Echidna iskeleti, kanguru iskeleti, su aygırı ve fil kafa iskeletleri, tapir iskeleti ile timsahlar çok farklı karasal kıtalara ait örnekler olarak müzemizde görülebilmektedir (Şekil-12, 13, 14.)

Müzemizde aynı zamanda yaklaşık olarak 143 kuş türü sergilenmektedir. Bunlar arasında ötücü kuşlar, sucul kuşlar, gündüz ve gece yırtıcı kuşları yer almaktadır (Şekil-15, 16, 17). Müzemizde sergilenen kuş örneklerinin bir kısmı Yıldız Sarayı’ndan dolapları ile birlikte intikal etmiş kuşlardır.

Müzemizde omurgasız hayvanlara ait örnekler de mevcuttur ve sadece ülkemiz faunası ile sınırlı değildir. Amerika kıtasına özgü Limulus polyphemus (Atnalı yengeci)Aranea avicularia (syn: Mygale avicularis, kuş örümceği)genelde yağmur ormanları ve tropiklerde bulunan bir akrep türü olan Pandinus imperator, ilgi çeken örnekler arasındadır.

Zooloji Müzesinin koleksiyon bölümü de oldukça eski ve önemli örnekleri barındırmaktadır. Kısaca Türkiye faunasına ait böcekler, kuşlar, memeliler ve Türkiye denizlerine ait dip omurgasızları mevcuttur. Böceklerle ilgili olarak Bernard Tubini’ye ait olan ve ölümünden sonra 1944 yılında eşi tarafından müzemize hediye edilen ve ağırlıklı olarak Coleoptera ordosuna ait örnekleri içeren bir koleksiyon bulunmaktadır.

Koleksiyonda bulunan en eski örnek 1910 yılında İstanbul Kartal’ dan toplanmış, türü henüz tespit edilmemiş bir böceğe aittir. Ord. Prof. Dr. Curt Kosswig’ in zamanında toplanmış böcekler ile Prof. Dr. Atıf Şengün’ün “İstanbul Gündüz Kelebekleri” adlı eserinde yayınlanan kelebek örnekleri de İstanbul Üniversitesi Zooloji Müzesinde yer almaktadır (Şengün-Güneyi, 1968).

Türkiye denizlerinden toplanan bentik omurgasızlara ait 878 kayıtlı kavanoz mevcuttur. Bentik omurgasızlara ait en eski örnek 1945, en yenisi ise 1971 yılına aittir (Gürsoy, 2008). Bu örneklerin çoğunun tür tanımlamaları henüz yapılmamıştır.

Kuşlara ait koleksiyonda ise 126 türe ait 329 örnek bulunmaktadır en eski örnek 1940 yılında Büyükçekmece’den yakalanmış Sturnus vulgaris’e aittir.

Memeli hayvanlara ait koleksiyon çok çeşitlilik içermektedir. Bu gruba ait en eski örnekler 1942 yılında Adana ve Diyarbakır’da yakalanmışVulpes sp (Tilki) ve Antalya’da yakalanmış Canis aureus (Çakal)’ a aittir. Memelilerde birey sayısı bakımından en büyük koleksiyon kemiriciler (Rodentia) ile yarasalara (Chiroptera) aittir.

Zooloji Müzesi randevulu olarak ziyaretçilere açılmakta ve aktif olarak bilgi verilmektedir. Yılda yaklaşık olarak 2500-3000 arasında ziyaretçi gezmektedir. Ziyaretçi ,kitlesini çoğunlukla ana okulları ile ilk ve orta dereceli okullar oluşturmaktadır.

Üniversitemizde ise müzemiz zooloji eğitimini desteklemek için de gezilmektedir. Koleksiyon bölümü taksonomik çalışmalarda karşılaştırma materyali olarak taksonomistlere açıktır. Uluslararası kodu ZMUI (Zoological Museum University of Istanbul) olarak bilinmektedir. Zooloji Müzesinin sergi bölümündeki örnekler bir proje kapsamında bilgisayar ortamına alınmışlardır. Bilimsel koleksiyonların envanter çalışmalarında ise Türkiye denizlerine ait bentik omurgasızların envanteri bir tez ile tamamlanmıştır (Gürsoy, 2008). Kara Gastrapodlarına ait koleksiyon, kuş koleksiyonu, memelilere ait koleksiyonun envanterleri tamamlanmış, fakat böceklere ait koleksiyonların çalışmaları halen devam etmektedir (Şekil 18-25).

Kaynakça:

  1. GÜRSOY, G., 2008. İstanbul Üniversitesi Zooloji Müzesi Bentik  Omurgasızlar koleksiyonunun Envanteri. İ. Ü. Fen Bilimleri enstitüsü. Yüksek lisans tezi. P. 100.
  2. İSHAKOĞLU-KADIOĞLU, S., 1998: İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Tarihçesi (1900-1946) Üniversite yayın no:4106. ISBN 975-404-501-1
  3. ŞENGÜN, A. ve GÜNEYİ, N., 1968. İstanbul Gündüz Kelebekleri. İstanbul Üniversitesi yayınları Sayı:1332, no:85
  4. ÖZULUĞ 2009: İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Müzesi ve Önemi.  73-77. Üniversite Müzeleri ve Müzecilik ISBN:978-975-482-829-0 Ankara Üniversitesi – Ankara
01/12/2010
10158 defa okundu

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü

PK 34134, Vezneciler / İstanbul

Tel: 0 (212) 440 00 00