Hidrobiyoloji Müzesi

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı çalışanları tarafından oluşturulan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Müzesi (IUSHM) günümüzde deniz ve iç sularımızda bulunan canlı türlerinden örneklerin saklandığı bilimsel bir koleksiyon olarak hizmet vermektedir.

 

Hidrobiyoloji Müzesinin Gelişimi

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Müzesi yakın bir tarihte kurulmasına rağmen eski bir geçmişe sahiptir. Müze koleksiyonunun geçmişi İstanbul Baltalimanı’nda 1950 yılında kurulan Hidrobiyoloji Enstitüsüne kadar dayanmaktadır. Curt Kosswig tarafından 1950 yılında kurulan bu enstitüde Hidrobiyoloji alanında Türkiye’nin ilk çalışmaları yapılmıştır. Hidrobiyoloji Enstitüsü’nde yürütülen çalışmalardan elde edilen materyaller bilimsel olarak saklanarak enstitü kapsamında Türkiye’nin ilk hidrobiyoloji müzenin oluşması sağlanmıştır. Bu müze Türkiye’nin en büyük deniz ve iç su balık koleksiyonuna sahipti. İstanbul Üniversitesi bünyesinde Hidrobiyoloji Enstitüsü’nde oluşturulan koleksiyonların yanı sıra, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde daha önceden kurulmuş olan İstanbul Üniversitesi Zooloji Müzesi (ZMUI)’nde de kısıtlı sayıda deniz ve iç su canlılarına ait balık örnekleri de bulunmaktaydı. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü çalışanlarının aynı zamanda Baltalimanı’nda ki Hidrobiyoloji Enstitüsü’nde de görev almaları nedeniyle iki kurum arasında zaman içinde bir bağ kurulmuştur.

1982 yılında Hidrobiyoloji Enstitüsü’ nün kapatılmasından Baltalimanı’nda ki merkez binalar İstanbul Üniversitesine devredilerek sosyal tesis olarak kullanılmaya başlanmıştır. Enstitünün balık koleksiyonu da öteki varlıkları ile birlikte önce Su Ürünleri Meslek Yüksek Okuluna devredilmiştir. Su Ürünleri Meslek Yüksek Okulu 1992 yılında Su Ürünleri Fakültesine dönüştürülmüş ve Hidrobiyoloji Enstitüsünden gelen koleksiyona ait örnekler fakültenin çeşitli birimlerine taşınmıştır. Balık koleksiyonunun büyük bir kısmı (iç sulardan elde edilen örnekler) Fakültenin Sapanca’da ki tesislerine taşınmıştır. Geçen zaman içerisinde Hidrobiyoloji Enstitüsü’nden kalan bilimsel materyallere gerekli özen gösterilmemiş, çeşitli taşınmalar sırasında materyali büyük bir kısmı zarar görmüştür. Kuruyan ya da bozulan örnekler atılmıştır. Bu örneklerden geriye kalan az sayıda ki örnek halen İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinde bulunmaktadır (Meriç ve ark., 2007).

Biyoloji Bölümünde bulunan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Müzesi’nin ilk oluşturulma çalışmalarına Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Muzaffer Demir tarafından 1960 lı yıllarda başlanmıştır. Prof. Dr. Demir 1967 yılından itibaren Türkiye denizlerinde yaptığı araştırma gezilerinde topladığı materyali eğitim ve öğretimde kullanılması ve ileride bir Hidrobiyoloji Müzesi kurmak amacı ile Biyoloji Bölümü’nde depolamaya başlamıştır (Meriç ve ark., 2007). Prof. Dr. Demir in topladığı materyaller Hidrobiyoloji Müzesinin ilk örneklerini oluşturmuştur. Prof. Dr. Muzaffer Demir ile birlikte Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Nurettin Meriç de yaptığı çalışmalarla müzenin deniz balıklarının tür ve birey sayılarının arttırılmasına katkılarda bulunmuştur. Prof. Dr. Muzaffer Demir’in emekli olmasından sonra Prof. Dr. Nurettin Meriç müzede bulunan aynı yerden toplanmış ve bir arada kavanozlarda bulunan balıkların tür teşhislerini yaparak balık örneklerini tür tür ayırmaya başlamıştır. Bu çalışmaları sırasında Prof. Dr. Nurettin Meriç müzenin balık koleksiyonuna ait ilk balık listelerini oluşturmuştur. Prof. Dr. Meriç Marmara ve Ege denizlerinde yaptığı çalışmalarda elde ettiği balık örneklerini müze koleksiyonuna katmanın yanı sıra çeşitli balıkhanelerden de koleksiyonda bulunmayan balık türlerini satın alarak müzede bulunan deniz balıklarını zenginleştirmeye devam etmiştir.

Prof. Dr. Nurettin Meriç iki doktora öğrencisi (Lütfiye Eryılmaz ve Müfit Özuluğ) ile birlikte müzede bulunan balık örneklerinin incelemesine, bilgilerinin kayıt edilmesine devam etmiştir. Prof. Dr. Nurettin Meriç, Yard. Doç. Dr. Lütfiye Eryılmaz ve Yard. Doç. Dr. Müfit Özuluğ’un çalışmaları sonucunda Hidrobiyoloji Müzesinde bulunan tüm balık örneklerinin tür seviyesinde teşhislerinin tamamlanması, sistematik düzende dolaplara yerleştirilmesi sonrasında Hidrobiyoloji Müzesi 1996 yılında düzenlenen XXIII. Ulusal Biyoloji Kongresi’nde açılmıştır ve bilim dünyasına tanıtımı yapılmıştır.

1996 yılındaki açılıştan sonra müzede bulunan balık örneklerine ait bilgilerin bilgisayar ortamına geçirilmesi, örneklere katalog numaralarının verilmesi ve müzenin kodunun oluşturulması çalışmaları yine bu üç araştırıcı tarafından sürdürülmüştür. Bilgisayar ortamında müzede bulunan örneklere ait verilerin kaydedilmesi için bir veri tabanı oluşturulmuş ve tüm veriler bu veri tabanına kayıt edilmiştir. Bu işlem oldukça uzun bir süre almış fakat 2006 yılında tüm kataloglama çalışmaları tamamlanarak Hidrobiyoloji Müzesi balık koleksiyonuna ait katalog bilimsel bir dergi olan Zootaxa da yayınlanmıştır. Bu katalog konusunda Türkiye’de yayınlanmış ilk katalogdur (Meriç ve ark., 2007).

Hidrobiyoloji Müzesi koleksiyonlarında kataloglaması tamamlanmış olan tatlı su ve deniz balıklarının yanı sıra henüz kataloglaması yapılmamış tüm dünya denizlerinden toplanmış gastropod ve bivalv örnekleri, Türkiye denizlerinden toplanmış ihtiyoplankton örnekleri, Denizel bentik omurgasız örnekleri bulunmaktadır.

Müzede balık koleksiyonundan sonraki en zengin koleksiyonu Merhum Avukat İsmet Tümtürk’ün eşi tarafından bağışlanmış olan Gastropod ve Bivalv koleksiyonu oluşturmaktadır. 5000 den fazla örnekten oluşan bu koleksiyonun henüz kataloglama çalışmaları tamamlanmamıştır. Koleksiyonda yaklaşık olarak 2500 adet tür bulunmaktadır.

Hidrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Necla Demir’ in çalışmaları sırasında Türkiye denizlerinden topladığı balık yumurta ve larvalarından oluşan ihtiyoplankton koleksiyonu da müzemizde saklanmaktadır. Bu koleksiyon üzerinde de henüz bir kataloglama çalışması yapılmamıştır.

Ayrıca müze örnekleri içerisinde az sayıda denizel omurgasız hayvanlara ait örnek bulunmaktadır.

Hidrobiyoloji Müzesinde deniz ve iç sularımızdan ede edilmiş 385 adet balık türü bulunmaktadır. Bunların büyük bir kısmını deniz balıkları oluşturmaktadır. Müzede bulunan balık türlerinin Bilecenoğlu ve ark. (2002) ve Kuru (2004) ün denizlerimizden ve iç sularımızdan verdikleri tür sayıları ile karşılaştırması Tablo 1 de verilmiştir.

Tablo 1. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Müzesinde bulunan balık örneklerine ait tür sayılarının denizlerimize göre dağılımı.

Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç su
Denizlerimizdeki ve iç sularımızdaki tür sayıları 151 249 389 389 236
Müzedeki tür sayısı 12 96 132 133 113

 

Hidrobiyoloji Müzesi Balık koleksiyonunda ülkemiz iç sularından tanımlamaları yapılıp bilim dünyasına ilk defa tanıtılmış balık türlerine ait holotip ve paratip örneklerine de sahiptir. Bu balık türleri Tablo 2 de verilmiştir.

Tablo 2. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Müzesinde bulunan Holotip ve Paratip Örnekleri

Tür Katalog No Holotip Paratip
Luciobarbus kottelati 27300-879 x x
Alburnus attalus 33700-927 x
Alburnus battalgilae 33600-926 x
Alburnus demiri 34200-935 x
Pseudophoxinus ninae 33900-928 x
Capoeta turani 36300-100 x x

 

 

Kaynaklar:

  1. Bilecenoğlu, M., E. Taşkavak, S. Mater ve M. Kaya (2002) Checklist of the marin fishes of Turkey. Zootaxa, 113:1-194.
  2. Kuru, M. (2004) Türkiye İç Su Balıklarının son sistematik durumu. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 1-21.
  3. Meriç, N.,  Eryılmaz, L.,  Özuluğ, M. (2007). A catalogue of the fishes held in the Istanbul University, Science Faculty, Hydrobiology Museum, Zootaxa, 1472:29-54.
12/01/2010
5283 defa okundu

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü

PK 34134, Vezneciler / İstanbul

Tel: 0 (212) 440 00 00